Feyz Köşesi
Başyazarımız
Etkinliklerimiz
Yazarlarımız
Feyz Özel
Mülakatlar
Güncel Konular
Seçme Yazılar
İbadet ve Ahlak
Tasavvuf
Ariflerden İnciler
Örnek Hayatlar
Kıymetli Vakitler
Kıssadan Hisse
Fetvalar
Sizden Gelenler
Kuruluşlarımız
Duyurular
Multi Medyalar
 
Başyazarımız 

Feyz Dergisinin sahibi ve Başyazarı Seyyid Şenel İlhan' dır. Tokat'ın Reşadiye’ İlçesinin, eski ismi "Kotanı" olan Taşlıca köyündendir. Buraya da daha önceleri Suriye’ den gelerek yerleşmiş ve  "İmamlar ve Hatipoğulları" lakabıyla meşhur olmuştur bu seyyid sülalesi...

Feyz Dergisi'nin Misyonu 

Kurucusu Seyyid Şenel İlhan Bey olan Feyz Dergisi'nin kendine has orijinal olan misyonunun temel referansları özetle şöyle sıralanabilir; 1-Kur’an’a, sahih sünnete ve cemaate bağlılıktan ayrılmamak:  Bununla kastımız, kendilerine “ehl-i sünnet vel-cemaat" ismi verilen zümrenin yolunu benimsemek ve o yolu takip etmektir. O yol kısaca; Hz. Peygamber (sav)'in sünnetine ve ashâbının (ra) yoluna bağlı olan ve onların izlediği dini yol ve metodu benimseyenleri ifade eder.

Ahir Zaman Ve Hz. Mehdi Konusunda Bilinçli Olmak / S.Abdulbaki İLHAN 

Efendim, özelde ve genelde yoğun bir gündem yaşıyoruz. Terörler, depremler, Orta Doğu’da yaşanan anlık tarihi değişimler… Bunlar çok yoğun gündemler. Hâleti rûhiyemiz pek karışık bu sıralar. Bir gün üzülüyoruz, bir gün öfkeleniyoruz; bazen de küçük küçük şeylerden mutlu oluyoruz. Allah önümüzü aydınlık, sonumuzu hayretsin inşallah… Tüm bu yaşananların değerlendirmesini yapacak değilim elbette. Çünkü böylesine bir kaos ortamını analiz etmek, açılış konuşması formatının çok üstünde bir zamana ve platforma gereksinimlidir. Onun için özelden bahsetmek istiyorum.

Ben Feyz Cemaatine ‘İrfan Ordusu’ Diyorum / Kasım YAĞCIOĞLU Hocaefendi 

Çok değerli, çok kıymetli misafirler! Bu programa katılan herkesten Allah razı olsun. Tabi bu camia yıllar önce sıfırdan başladı ve bugün buralara kadar geldi. Bence bu cemaatin bir adı olmalı ve sizlerin de o adı kabullenmesi lazım. Ben bu Feyz cemaatinin adına “irfan ordusu”, “edep ordusu” diyorum. Sizlerin diğer cemaatlerden farklı taraflarınız var, ben İstanbul’dan buraya boşuna gelmedim.

İdeal İnsan Modeli ve Seyyidimiz / Sedat ERTEKİN 

Bu konuşmamda sizlere, ideal insan çerçevesinde maneviyat önderimiz olan Seyyidimiz Şenel İlhan Beyefendi ve onun bizim üzerimizde oluşturduğu tesirden bahsetmek istiyorum. Yıl 1991, Feyz’le henüz tanışmamıştım. Tasavvufla tanışalı ise bir yılı yeni geçmişti. Birgün bulunduğumuz mekâna oradaki arkadaşlardan biri, elinde 2 adet dergi ile geldi; “Tokat’taki kardeşlerimiz dergi çıkarmışlar.” dedi.

Taşlaşmış Kalp İnşirah Bulmuş Kalp / Dr.Mehmet ÖZTÜRK 

“(Allah, şeytanın böyle yapmasına müsaade eder ki) kalplerinde hastalık olanlar ve kalpleri katılaşanlar için, şeytanın kattığı şeyi bir deneme (vesilesi) yapsın. Zalimler gerçekten, (haktan) oldukça uzak bir ayrılık içindedirler.”(Hac,22/53) Burada bahsi geçen hastalıklar; kibir, riya, ucub, hased, yalan, gıybet, sû-i zan, korkaklık, cimrilik… nev’inden manevi marazlardır.Bunlar tedavi edilmediği takdirde ilahi hakikatleri anlamaya karşı kalpler katılaşacak ve zamanla da taşlaşacaktır.

Cemiyette Hayır Koymayan Günahlar / Abdulkadir YILMAZ 

“Yarım doktor insanı candan, yarım hoca dinden eder.” diye halkımızın hayat tecrübelerini özetleyen hikmetli bir söz vardır. Yarım yamalak yaşadığımız Müslümanlık da ahiretimizle beraber dünyamızı da tehlikeye sokuyor. Sanki kölenin efendisinden kaçtığı gibi İslam’dan kaçıyoruz. Sonra da maddi manevi türlü sıkıntı ve belalardan gözümüz açılmıyor. Kazancımızın bereketini bulamıyoruz. Sağlımızı koruyamıyoruz.

Hz.Peygamber’in “Yönetimi’nde İncelikleri” Konuştuk / Doç.Dr.Ahmet ÖZEL 

Kettânî’nin “Et-Terâtîbu’l-İdâriyye” isimli eserini Türkçeye çevirdiniz. Bu eserin Türkçeye kazandırılması da başlı başına marifet. Eserden bahseder misiniz? Abdülhay el-Kettânî Faslı bir zat, Fas ulemasından ve 1962’de vefat etmiş. Fas’ta Kettânî ailesinin Hz. Ali’ye varan nesep zincirleri var. Ağabeyi Muhammed el-Kettânî kurmuş Kettânî tarikatını. Kettânî’nin kendisi büyük bir âlim. En büyük meraklarından biri de kitap toplamak.

Tibet Yolları Taşlı / Eyyubi IŞIKSAL 

İzmir’de tekstil işiyle uğraşan eski bir dostum var. Bir zamanlar kendisiyle dini, felsefi ve edebi konularda derin sohbetler yapar, genellikle de anlaşırdık. Aradan uzun yıllar geçti. İtiraf etmeliyim ki telefonla beni aradığında tanımakta güçlük çektim. Bir hayli konuştuktan sonra hatırladım; bu bizim Servet! Çok romantik bir çocuktu. Namıdiğer Kız Servet! Tibet Budizmi’ne merak sarmış. Lamaizm misyonunu yayan bir Himalaya grubunun üyesi olmuş ve ayinlere katılıyormuş.

Videolar 

247 kapak; Zühd Psikolojisi 

247. Sayımızın önemli konularından biri Abdulkadir Yılmaz’ın işlemiş olduğu “Zühd Psikolojisi” konusu. Yazının ana fikrini çok kıymetli büyüğümüz Seyyid Şenel İlhan Bey’in tespitleri oluşturuyor. Dünyevileşmenin çarkları arasında yok olmamak için buradaki tespitlere gerçekten çok ihtiyacımız var. Çünkü bugün en önemli problemlerden biri de dünya-ahiret dengesinin düşünce ve davranış yani ölçü boyutunda tam kavranılamamış olmasıdır. Günlük hayatımızı her yönüyle bir çırpıda salih amele dönüştürecek olan bu konunun siz kıymetli okurlarımıza çok faydalı olacağını biliyoruz.

Zühd Psikolojisi / Abdulkadir YILMAZ 

İslam dini, müntesiplerine dünya-ahiret dengesini korumalarını emreder. Yani insanoğlu ihmal etmeden iki âlemin de haklarını gözetmek zorundandır. Zaten dünya ve ahiret işleri iç içe geçmiş durumda, birbirinden bağımsız düşünemiyorsun. O nedenle birini diğerinden tamamen ayırmaya kalkan Müslümanlar aşırılığa kaçmış olarak Rabbimiz tarafından uyarılırlar. Evliyanın büyüklerinden olan Abdulhakim el-Hüseyni Hz. de bir sohbetlerinde bu ayetin tefsiri mahiyetinde güzel bir söz söylemiştir: “Yalnız dünyası için çalışan delidir. Tamamen ahirete yönelip dünyayı ihmal eden de eblehtir.” Dolayısıyla iki yerden birinde ifrata düşen kişiler hem ayet ve hadislerin hem de akl-ı selim’in dışına çıkmış olurlar.

Mahzun Kudüs / Dr. Mehmet ÖZTÜRK 

“Mescid-i Aksa’ya bir gezi organize ediyoruz sen de katılmak ister misin?” telefonu ile Kudüs heyecanım başladı. Daha önceleri birçok ülkeye seyahatlerim olmuştu. Ancak hiçbiri Kudüs gezisi kadar beni etkilememişti. Birazdan kısaca açıklayacağım belki sıra dışı denilebilecek ilginç bazı tevafukların üst üste çakışmış olması, seyahat sırası ve sonrasında yaşamış olduğum birtakım güzellikler bu geziyi öncekilerden farklı ve özel kılmıştı.

Tâbiînden Hayatımıza Örnek Olacak Âmir bin Abdullah Temîmî / S.Enver GEYLANİ Efendi 

Hicri tarihin 14. senesinde Müslümanların Halifesi Ömer bin Hattap (Radiyallahu Anhu) verdiği emirle Farisilerin bölgesinde bir askeri üs, tampon bölge oluşturulmasını istedi. Hidayet aletleri olan ashaplar ve tâbiînler bu bölgenin haritasını çizdiler. Bu bölgenin adını Basra koydular. Böylece Basra şehrinin kuruluşu Hz. Ömer’in emriyle olmuştur. Basra’ya Araplardan insanlar taşındı. Nec’den Hicaz’dan Yemen’den gelenler oldu. Nec’den gelen kabile arasında Tamimi kabilesinden bir genç de geldi. Bu gencin adı Âmir bin Abdullah idi.

“Üç Yusuf Üç Rüya Üç Gömlek” / Dr. Senai DEMİRCİ 

Biraz kitabınızdan bahseder misiniz? Nasıl bir çalışma ve nereden esinlendiniz? Ramazanda çok güzellikler yaşadım. Ne zamandır aklımdaydı bir Yusuf kitabı yazmak. Hatta birkaç tane Yusuf sohbeti yapmıştım ve bu sohbetleri kaleme alayım dedim, Ramazan da vesile oldu. Nihayet “Üç Yusuf Üç Rüya Üç Gömlek” isimli kitabı bayramın ertesine yetiştirdik. Burada Yusuf sûresini anlatarak yazdığımı zannediyorum ama o beni yazdı. Yani Ramazan ayının bereketiyle, mübarek Kur’ân’la öyle hızlı öyle güzel heyecanlı dakikalar yaşadık ki ara sıra sevinçten uçtuğum oldu ummadığım sırlar ortaya çıktı.

Peygamberimiz’in Zamanında Rüya Tabiri / Doç. Dr. Ahmet ÖZEL 

Ali b. Said el-Havlânî el-Kayravâni Rüya tabiriyle ilgili kitabında (118) (1) Rasûlullah’ın (sav) “Rüya tabirinde ümmetimin en üstünü Ebubekir ve Esma binti Umeys’tir.” buyurduğunu zikreder. Sahîhayn’da da şu rivayet vardır: “Birisi rüyasını anlattı. Hz. Ebubekir öne atılarak onu tabir etti ve sonra da Rasûlullah’a (sav) yaptığı tabiri sordu. Allah Rasûlü (sav) de bir kısmında isabet bir kısmında hata ettiğini söyledi. (119) (2)

Allah Her Şeye Şahit / Halime ALÇAY 

Allahım! Beni annemi babamı ve tüm sevdiklerimi koru.” Bu dua birçoğumuzun hafızasında çocukluğundan esintiler taşır. Ki birçok ebeveynin hâlen de çocuklarına öğrettiği ilk duadır. Bu dua ile kendi aczimizi itiraf eder, evladımıza; “Yavrum! Her ne kadar seni koruyan biz gibi görünsek de hepimizi muhafaza eden her şeyin sahibi olan Allah’tır.” mesajını veririz. Bu da aczimizi itiraf etmek, her şeyin sahibinin Allah olduğunu, asıl muhafaza edenin O olduğunu vurgulamaktır ki kulluğun en güzel ifadelerinden biridir.

Haber Gündem 

Aydın MENDERES Son Yolculuğuna Uğurlandı
Cenaze törenine Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve TBMM Başkanı Cemil Çiçek’le birlikte çok sayıda siyasetçi katıldı. Vatandaşların da yoğun ilgi gösterdiği cenaze töreninde cami avlusunda iki ayrı bölüm oluşturuldu.

 
 Üye Girişi
Son Eklenenler
Bir Ayet
Bir Hadis
Bir Söz
Ziyaretçilerimiz
 
 


  ©2007 Tüm hakları saklıdır.