Feyz Köşesi
Başyazarımız
Feyz Özel
Etkinliklerimiz
Yazarlarımız
Mülakatlar
Güncel Konular
Seçme Yazılar
Tasavvuf İbadet Ahlak
Kıymetli Vakitler
Örnek Hayatlar
Ariflerden İnciler
Kıssadan Hisse
Fetvalar
Sizden Gelenler
Kuruluşlarımız
Duyurular
 
Başyazarımız 

Feyz Dergisinin sahibi ve Başyazarı Seyyid Şenel İlhan' dır. Tokat'ın Reşadiye’ İlçesinin, eski ismi "Kotanı" olan Taşlıca köyündendir. Buraya da daha önceleri Suriye’ den gelerek yerleşmiş ve  "İmamlar ve Hatipoğulları" lakabıyla meşhur olmuştur bu seyyid sülalesi...

Feyz Dergisi'nin Misyonu 

Kurucusu Seyyid Şenel İlhan Bey olan Feyz Dergisi'nin kendine has orijinal olan misyonunun temel referansları özetle şöyle sıralanabilir; 1-Kur’an’a, sahih sünnete ve cemaate bağlılıktan ayrılmamak:  Bununla kastımız, kendilerine “ehl-i sünnet vel-cemaat" ismi verilen zümrenin yolunu benimsemek ve o yolu takip etmektir. O yol kısaca; Hz. Peygamber (sav)'in sünnetine ve ashâbının (ra) yoluna bağlı olan ve onların izlediği dini yol ve metodu benimseyenleri ifade eder.

Vesvese / Seyyid Şenel İLHAN 

Asrımızda insanlığın en önemli sorunlarından biri vesvesedir. Gerçi vesvese, her devirde insanların başına bela olmuş, toplum içinde pek çok insanın akıl ve ruh sağlığını bozarak onu normal hayatın dışına atmış ciddi bir sorundur. Bugün de insanların içinde vesveseden çekmeyen insan yok gibidir. Vesvese denen bu önemli sorunun çözümü için önce vesvesenin gerçek bir tanımından işe başlamak gerekir.

Aileye Sahip Çıkmak / Sosyolog Cafer VAYNİ 

Popüler kültür insanları nasıl etkiliyor, toplumun düşünce kalıplarında büyük değişiklikler var mı?
Popüler kültür toplumu gündelik düşünmeye, eylemde bulunmaya yönelik bir biçimde etkiliyor. Esasında düşünceyi çok karmaşık hale getiriyor. Sistemsiz, oynak bir düşünce biçimi olarak toplumda bir durum ortaya çıkartıyor. Şöyle ki; insanlar çok kolay çok yanlış şeylere inanabiliyor, çok kolay, çok hatalı çok yanlış davranışları sergileyebiliyor.

Peygamber Efendimiz’e (SAV) Hasretiz / Halime ALÇAY 

Resulullah’la aynı devirde yaşasaydım… Zaman zaman hepimizin kalbinden bu arzu geçer. Hele ashabın Efendimiz’le olan muhabbet yüklü anlarını okuduğumuzda, duyduğumuzda, bu istek bizim kalbimizi adeta yakar. Hayalen Asr-ı Saadetin tam ortasında kendimizi bulduğumuz zamanlar bile olur. Aslında hayal bile olsa mutlu eder asr-ı saadeti bir lahza yaşamak... Düşünsenize Resulullah’la aynı sofrada olduğunuzu… Ya da O’nunla aynı yolda yürüyüp aynı havayı ciğerlerinize doldurduğunuzu… Ya da O’nun kıldırdığı bir sabah namazından sonra ellerinizi semaya kaldırıp, mübarek ağzından çıkıp muhteşem bir raksla kulaklarınıza gelen duaya “âmin” dediğinizi… O tevhidi tebliğ ederken siz de ayağının tozu olduğunuzu düşünün…

Zor Dostum Zor! / Eyyubi IŞIKSAL 

Kuşlar gibi uçup giden şu fani ömrümüz, yine bizler gibi aciz olan birtakım insanların gözünde ve gönlünde yer edinmek tutkusuyla geçip gider. İşin garip tarafı kimse de kimseye öyle kolaylıkla gönlünü açmaz ha! Gönül fethetmek basit bir şey değildir bu bir; ikincisi de ağzınızla kuş tutsanız takdir ve taltif göremezsiniz insanlardan. Biz adam olduğumuzda “ sen adam olmazsın!” diyen babamız çoktan bu dünyadan göçüp gitmiştir. Şefkat, iltifat ve sevgi sözcükleri Kerbela’da su gibidir. Öyle yağma yok! Yedirmezler adama! Şimdi sitem ettik ama bizâtihi bizler de hemcinslerimize aynı tutumu sergilediğimiz ve dostluğun test çıtasını yüksek tuttuğumuza göre bu davranış biçiminin doğru olduğu kanaatine varabiliriz.

Takva İle Gelen Saadet Nedir? / Seyyid Enver GEYLANİ Efendi 

“Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten nasıl sakınmak gerekiyorsa, öylece sakının ve siz ancak müslümanlar olarak ölün.” (Âl-i İmrân/102) Takva sahibi olmak Cenab-ı Allah’ın mümin kullarına bir emridir. Çünkü Cenab-ı Allah dünya ve ahiretin bütün hayırlarını takvada toplamış ve ondan sonra mümin kullarına takva olmalarını emretmiştir ki içinde bulunan tüm hayırlarıyla muzafferiyet, saadet ve kurtuluşa ersinler.

Almanya'da Kutlu Doğum Etkinliklerimiz 

Feyz Dergisi'nin Almanya'da tertip ettiğ, Peygamberimiz’in Kutlu Doğmu ve Ehl-i Beyt’in Fazileti Gecesi coşuyla ve muhabbetle tamamlanmıştır. Her yıl katılımcı sayısının arttığı gecemize 850 misafirimiz icabet ederek bizleri ziyadesiyle memnun etmişerdir.

Güzellerden Olmak / Hakan Taha BAYRAM 

İnsanoğlu yaratıldığı ilk günden beri güzelliğin peşinde koşmakta ve güzelliği yakalamak için varını yoğunu harcamakta. Kimi zaman cismani, kimi zaman uhrevi. Herkes inandığı güzelin peşinde! Her ne sebepte olursa olsun güzelliği şiar edinmek isteyenin sayısı hiç de az değil. Nitekim Goethe’nin deyimiyle; ‘Güzellik, her yerde hoş karşılanan bir misafirdir.’

Videolar 


Diğer Videolar İçin Tıklayınız

251 Kapak; 11.Kutlu Doğum ve Ehl'i-Beyt'in Fazileti 

Yine doyurucu ve ilmek ilmek dokunmuş kuşatıcı bir sayıyla karşınızdayız. Hikmeti ve irfanı arayanların gözlerine fer, yoluna ışık tutacak bir konuyu neşrediyoruz; “YAKÎN”. Marifet ve hakikat yolculuğunun tamamlayıcısı mesabesinde olan bu konu, Rıza-i Bariyi elde etme hususunda fevkalade önem arz etmekle birlikte, şek ve şüphenin gölgesinin dahi terki diyar eylediği bir ruhla, bizleri hakiki kulluğun zevkini almaya sevk ediyor. Çocuklarımızın terbiyesi ve onlarla olan imtihanımız hususunda kaleme alınan “Çocuk ile İmtihan” yazısı, eğitim anlayışımıza muhkem bir kontrol mekanizması kazandıracak nitelikte.

“O Kişiye Bende HAYRANIM” / Kasım YAĞCIOĞLU Hocaefendi 

Muhterem kardeşlerim! Ben de şuradaki cemaatin dedesi sayılırım çünkü benden yaşlı kimse yok burada. Benden yaşlı bir kişi vardı Hakk’ın rahmetine kavuştu, Faik Efendi…Allah makamını alî etsin. Dünyada kalan akrabayı taallukatına güzellikler ihsan eylesin. Allah bizleri dinden imandan ayırmasın, birgün ben de yolcu olabilirim. Benden sonrakiler bu işi devam ettirir, onun için Allah cümlemize iyi günler nasip eylesin. Cenab-ı Hakk bana bir vazife verdi, sebep olanlardan Allah razı olsun, biz bilmiyorduk bugünkü hâle geleceğimizi.

“Yakîn” Elde Etmek İçin Çalışmalıyız / Abdulkadir YILMAZ 

İslam’dan uzak ruhların bunalım ve ruhi depremleri bitmez. Bu depremler insanın yaşantısının bütün alanlarını olumsuz yönden etkiler. Bu sebeple İslam’dan uzak bir insan; ne iyi bir baba, ne iyi bir anne, ne iyi bir eş, ne iyi bir akraba, ne iyi bir komşu olur. Bu hâle asıl sebep ise insanlara yaratılıştan verilmiş güçlü “ben” duygularıdır. İnsanoğlu varlığını korumak için güçlü bir ben duygusuyla yaratılmıştır. Bu güçlü ben duygusu İslam’ın prensipleriyle dizayn edilip dengelenmezse veriliş gayesinin dışına çıkarak her şeyi bencil ihtirasları uğruna yutan korkunç bir canavara dönüşür. Öyle ki, İlahlık iddiasıyla insanları firavunlaştırır. Zulümde ise vahşi hayvanlara taş çıkarttırır.

Çocuk ile İmtihan / Dr.Mehmet ÖZTÜRK 

Allah’ın kullarına; göz nuru, geleceğin umut ve aydınlığı, yuvaların mutluluk ve sevinç kaynağı, gönül neşesi… olarak bahşettiği çocuklar, ciddi bir imtihan sebebidirler. Ebedi saadetin kaynağı olabilecekleri gibi hüsran nedeni de olabilirler. Çocukların varlığı; birer lütuf, nimet, zînet, güzellik olmakla beraber, Allah’ın bizlere emaneti olmaları dolayısıyla sorumluluklarımızı da beraberinde getirmektedir.

GILMAN / Eyyubi IŞIKSAL 

Cennet; bağ bahçe, yeşilliklerle örtülü doğa güzelliği demek. Görmeyenlere başka türlü anlatmak mümkün değil ki. Yoksa cennet nere, bağ bahçe nere! Cennet, insan hayalinin erişemeyeceği güzelliktedir. Otantik mimari güzelliği ve rüya gibi evleriyle o muhteşem Brugge şehri veya doğa güzelliği ile insanın nefesini kesen Maldiv Adaları cennetin yanında birer çöplük gibi kalırlar. Cennetleri aslında dünyada kullandığımız kelimelerle anlatmak mümkün değil. Yapıtaşları atom olan varlıklar entropi kanununa bağlıdır. Yani fani olup varlıkları her an kokuşarak, bozularak, çürüyerek yokluğa doğru sürüklenmektedir. Bedenimiz, bu dünya ve içinde bulunan her şey...

Hz. Peygamber(sav) Sevgisi / S.Abdulbaki İLHAN Bey’in Konuşmasından 

Peygamberimiz’in Kutlu Doğumu ve Ehl-i Beyt’in fazileti:
Şüphesiz bu başlık altında yüzlerce konudan bahsedilebilir. Çünkü söz konusu kişi Hz. Muhammed Mustafa (SAV), ilk yaratılan ve en son gönderilen Peygamber. Alemlere rahmet olarak gönderildi çünkü O. Diğer hususları hiç işin içine katmadan, sadece O’na olan muhabbetin, bağlılığın ifade edildiği kitapları şöyle bir köşede toplayacak olursak Allahu alem ağırlığı tonları bulacaktır.

Feyz’in Varlık Nedeni ve Haklılığı / Dr.Metin SERİMER Bey’in Konuşmasından 

Feyz’in varlık nedenini, haklılığını, hayatın içindeki ölçü bozukluklarından bahsederek anlatmaya çalışacağım. Tarih konusunda, ekonomi konusunda değişik algılarla insanlar yanlış yönlenebiliyor. Aynı şekilde dini konulardaki algılarımızda da ya insanların yaşayamayacağı bir din modeli anlatılıyor ya da din, önce deforme ediliyor sonra reforme ediliyor. Biz bütün bunların dışında sürekli sahnelenen bu oyunda, toplumda bir ölçü sorunu olduğu ve bu boşluktan hareketle insanların bu alanı istismar ettiğini düşünüyoruz.

 
 Üye Girişi
Son Eklenenler
Bir Ayet
Bir Hadis
Bir Söz
Ziyaretçilerimiz
 
 


  ©2007 Tüm hakları saklıdır.