Feyz Köşesi
Başyazarımız
Yazarlarımız
Feyz Özel
Mülakatlar
Aktüel Konular
Seçme Yazılar
İbadet ve Ahlak
Tasavvuf
Ariflerden İnciler
Örnek Hayatlar
Kıymetli Vakitler
Kıssadan Hisse
Fetvalar
Sizden Gelenler
Kuruluşlarımız
Resimler
Etkinliklerimiz
Duyurular
 
Başyazarımız 

Feyz Dergisinin sahibi ve Başyazarı Seyyid Şenel İlhan' dır. Tokat'ın Reşadiye’ İlçesinin, eski ismi Gotanu olan Taşlıca köyündendir. Buraya da daha önceleri Suriye’ den gelerek yerleşmiş ve  "İmamlar ve Hatipoğulları" lakabıyla meşhur olmuştur bu seyyid sülalesi...

Feyz Dergisi'nin Misyonu 

   Kuruculuğunu Seyyid Şenel İlhan Bey'in şekillendirdiği, Feyz'in kendine has orijinal olan misyonunun temel referansları özetle şöyle sıralanabilir: 

Bilinen Doğrulara Mesafeli Durmak / Dr. Alper Yücel ZORLU 

    Herşeyin kendi yalanını içinde sakladığı bir dünyada yaşıyoruz. Kendini sorgulamayan, kendi yanlışını sorgulamayan hatta tam tersine, bilinen doğruları sorgulayan bir dünya bu. Arayışı yok, ürpertisi yok, duygusu yok. En geçerli kural; “Bir kuyuya taş atmak!” Söylenenlerin her biri divane bir çığlıktan öteye geçmiyor. Arayışı az, beklentisi çok; mutlu değil ama halinden de memnun veya çok rahatsız değil. Ümitleri var ama sahte, o da bunun farkında değil. Yani o beklenti ve sahte ümitlerin, onu mutlu etmeye yetmeyeceğinin.

Prof.Dr. Cevat AKŞİT ile; Türkiyede İnanç Gündemi Üzerine 

 FEYZ: Niçin özellikle bu eseri çevirmeye karar verdiniz?/ Cevat Akşit Hocaefendi: Bizim halkımız gerçekten “muazzam insandır”.  Halk içinde öyle sözler var ki, söylendiğinde aynen isabet ediyor. Ne diyor halkımız ‘yarım doktor candan yarım hoca imandan eder’.  Şimdi günümüzde bakıyorum dinde reform konusunu maalesef bazı ilahiyat hocalarına ihale ettiler. Halktan korkmasalar namazı kaldıracaklar. Şimdi öyle bir cereyan var. “Namaz, salât, dua demektir. Salat zaten Kur’an’da da dua anlamında var, cenaze namazı ile ilgili olarak...

Eba Hureyre (ra); Resulullahın Sözünü Asırlara Taşıyan Ses 

    Yemen’in Devs kabilesinden bir genç delikanlı. Kendi kabilesi ona “Abdişşems” diye hitap ediyor. Babasını küçük yaşta kaybetmiş ve zorluklara katlanarak büyümeye çalışan bir yetim. Şöyle tarif ediyor kendisini : "Yetim olarak büyüdüm. Miskin olarak hicret ettim. Gazvan’ın kızı Busre’nin yanında karın tokluğuna çalışan bir işçiydim. Konakladıklarında onlara hizmet eder yola çıktıklarında onların peşinden giderdim. İşte ben buyum. Allah beni onunla evlendirdi. Dini hâkim ve Ebu Hureyre’yi imam yapan Allah’a hamd olsun.”

Allahın Merhameti ve İmtihan Sırrı / Tuğrul İNANÇER ile Ropörtaj 

    FEYZ:  Allah (cc) insanla ilgili ne yapacağını bilmeye, ne olduğunu anlamaya, neler olacağını görmeye muhtaç olmadığı halde, insanın imtihan edilmesindeki sır nedir? Bilindiği üzere sırf bu soruya tarihte ve günümüzde verilen cevaplar, bir kısım insanları kadercilik anlayışıyla Cebriye’ye sürüklemiştir. Bir kısmı da hakikaten bu sorunun hikmetli cevaplarını alamamış ve idrak edememiştir. Bir merhamet ve hikmet vesilesi olarak bu konudaki düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Her Şeyin Bir Anlamı Var; (Psikiyatrist) Prof.Dr. Kemal SAYAR  

    Bugün ben daha ziyade son kitabım ekseninde konuşmak istiyorum. Son kitabımın adı “Her Şeyin Bir Anlamı Var” Neden böyle bir kitap, neden her şeyin bir anlamı var? Öncelikle bu konuda neden kalem oynattığımı konuşarak başlamak istiyorum. Ben aşağı yukarı dört sene boyunca Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde bir Genç Kliniği - kendim kurdum ve yönettim; oranın idari yöneticiliğini, klinik şefliğini yaptım - ve orada Türkiye’nin gençlerinin özellikle dezavantajlı ailelerin gençlerinin sorunlarını bire bir müşahede etme imkânını buldum. Burada çok can yakıcı öyküler dinledim.

Üç Ayların Manevi Bereketi/ Ali Faik Yurtöven Efendi 

    Üç aylar manevîyat açısından çok bereketli ve feyzlidir. Kazancı da o nisbetle fazladır. Bu mevsimde yapacağımız mânevi çalışmalar, iç âlemimizde büyük bir manevi derinleşme sağladığı gibi Cenabı Allah’ tan af dilememiz için de bulunmaz bir nimettir. Ancak, şunu da unutmamak gerekir ki, bu aylarda kazanılan değerleri daha sonra da devam ettirmek elzemdir. Çünkü, bir sonraki üç aylara erişebileceğimiz hususunda elimizde bir senet yoktur.

Rahmet Günleri Üç Aylar Geldi 

   Kameri ay takvimine göre, Recep, Şaban ve Ramazan aylarının bir arada anılmasına toplumumuzda; üç aylar ismi verilmektedir. Nasıl ki bir yılda; dört mevsim ve bir kaç hasat sezonu varsa, manevî bakımdan da dikkat çeken iki önemli hasat mevsimi vardır. Bu mevsimlerden birincisi; İslam’ın beş temel esasından birisi olan Hac mevsimidir.

216. Sayımız Kapak Feyz'den 

Sıcak hem de sımsıcak bir Haziran sayısıyla karşınızdayız. Manen sımsıcak, çünkü gönüllere su serpen, hayat veren, ferahlatan bir sayıyla karşınızdayız. Bu sayımız dopdolu, çünkü baştan sona “anlam” yüklü.

Değişim ve Algı Pozisyonu/ Şeyda Dal 

   Gelişmiş bir insan olma yolunda iyi bir performans sergileyebilmek, insan olmanın bize yüklediği en zor görev olsa gerek. Sahip olduğumuz sorumlulukların bir vücubiyetidir ki, bizi bağlayan güçlü bir inanç sistemiyle ve çok sağlam değerlerle muhatabız. Bu bağlamda, hayatımızın en ince ayrıntısında, attığımız her adımda büyük bir dikkat ve titizlik göstererek, hareket noktamızı doğru bir şekilde tayin etmemiz gerekiyor. Mücadele ve muhasebeyi kesmek, tembellik yapmak gibi bir lüksümüz yok. Yani kendimizi geliştirmek ve düzgün iletişimlerle iç dünyamızı doğrulamak yolunda, yeterli çabayı sarf etmemiz şart.  Bu sayede hem kendimizin, hem de karşı tarafın nabzına göre şerbet vererek, olgunlaşma sürecindeki bocalamaları azaltabiliriz.

Alemlere Rahmet Hz. Muhammed (sav) / Ayhan DAL 

  Yaratılış sebebi, muhabbet odağı. Yerlerde ve göklerde en yüksek övgüye mazhar olmuş, kutlu peygamber. Zatıyla, fiilleriyle, susmasıyla, hayatının en ince hatlarıyla mükemmellik harikası. İsmine layık, ismiyle bütünleşmiş, ismiyle müsemmâ. Âmine daha aylar öncesinde müjdelenmiş o nurlu bebeğine hamileyken, yeryüzü sıkıntılarla debeleniyordu. O,ince ve tatlı bir sancı çekerken, insanlık şiddetli sancılarla kıvranıyordu. Sonunda, aklıselim kişilerin kurtarıcı beklentileri ve sabırsızlıkları sükûna erdi.

Sadece Biraz Empati / Abdullah Seyidoğlu 

   Son zamanlarda sosyal yaşam içerisinde çok sık duyduğumuz ama  üzerine eğilip hiç düşünmediğimiz bazı cümleler kavramlar var. Öyle ki bunları evde, iş yerinde yada resmi bir kurumda sıra beklerken sürekli sağdan soldan işitiyoruz. İnsanlar arasında gerilime veya  kavgaya start veren bu diyaloglar genelde şu şekilde başlıyor; "Bakın beni anlamıyorsunuz", "Ben mi anlatamıyorum yoksa siz mi anlamıyorsunuz...?", "Aynı dili konuşuyoruz” cümleleriyle başlayıp  ardından devam eden yakınmalar, tartışmalar hatta sonu karakolda biten kavgalar. Günlük yaşam içerisinde sürekli şahit olduğumuz bu küçük gerilimler, oturup üzerinde düşünüldüğünde adeta güçlü bir virüs gibi topluma yerleşip kronikleşen bir sıkıntının habercisidir aslında...

Çetelere ve Örgütlere Yönelen Çocuklar /Uzm.Psikolog İbrahim ŞENEL 

    Bir çocuk ne güçlüklerle dünyaya gelir bilirsiniz. Doğduğunda sevindiğimiz yavrumuzu gözümüzden bile sakınırız. Onun ilerde büyük bir adam olmasını arzularız. Kendine, devletine, insanlığa faydalı bir evlat olmasını Yaratan’dan dileriz. Küçük insan olan bu çocuğumuz hakkında planlar yaparız. Onunla ilgili hayaller kurarız. Genelde bizim içimizde ukde olarak kalan şeyleri ondan bekleriz. Sanki bu yavrucak bizim hayallerimizi, arzularımızı gerçekleştirmek için doğmuş gibi hareket ederiz.

 
 Üye Girişi
Multimedya
Son Eklenenler
Bir Ayet
Bir Hadis
Bir Söz
Feyz Anket
Feyz Dergisini nereden tanıyorsunuz?
İnternetten
Tanıdık tavsiyesinden
Düzenlenen bir etkinlikten
Feyz personelinden
Kitap fuarlarından
Basın reklamlarından


Sonuçlar
Ziyaretçilerimiz
 
 


  ©2007 Tüm hakları saklıdır.