Feyz Köşesi
Başyazarımız
Feyz Özel
Etkinliklerimiz
Yazarlarımız
Mülakatlar
Güncel Konular
Seçme Yazılar
Tasavvuf İbadet Ahlak
Kıymetli Vakitler
Örnek Hayatlar
Ariflerden İnciler
Kıssadan Hisse
Fetvalar
Sizden Gelenler
Kuruluşlarımız
Duyurular
 
Ziyaretçi Defteri ( Toplam mesaj : 157 )
Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16
Sedat Ertekin (06.05.2012)
 
   

Muhteşem bir Kutlu Doğum Gecesi'ni daha geride bıraktık. Muhteşem bir hayatı ve hizmeti de geride bırakmak dileğiyle tüm FEYZ dostlarına selam olsun...

serpil İlhan (04.05.2012)
 
   Selamların en güzeli üzerinize olsun saygıdeğer feyz li kardeşlerim.Düzenlemiş olduğunuz kutlu doğum gecesine katılamamış olmanın üzüntüsünü yaşarken ,aldığım güzel tepkilerinde onurunu yaşıyorum.Saygıdeğer büyüğüm seyyidim canım abimin sesinden dinlediğim ilahi ruhumu dinlendirdi gözlerim doldu beni çok etkiledi.saygıdeğer aile büyümüz herşeyimiz olan Seyyit Şenel İLHAN abime rabbimden hayırlı ömür diliyorum rabbim Onu başımızdan eksik etmesin.AMİNN.
Tayfun Telli (11.01.2012)
 
   

Allah sizden razı olsun . Bana bilmeden öyle bir iyilik yaptınız ki ne kadar dua etsem azdır .

Muharrem Poyraz (01.01.2012)
 
   

Baki Cömert kardesimizden Allah razı olsun.Seyyidimize yazdığı ilahilerle duygularımıza tercüman olmus,devamını bekliyoruz inşallah.Allah kolaylik versin.

mustafa koçak (15.11.2011)
 
   

Selam Sevgi Adamı selam Gönül İnsanı selam HZ.MUHAMMED in torunu selam SELAM SEYYİD ŞENEL İLHAN

ALİ ASLANER (10.11.2011)
 
   

ALLAHIN SELAMI RAHMETİ BEREKETİ ÜZERİNİZE OLSUN Önce,yüce rabbimizin sonra sizlerin sayesinde,bu yalan dünyanın heves, istek ve arzularından uzaklaşıp, hakikate ve gerçeğe (yaradılış gerçeğine) yaklaşmaya çalışıyoruz inşaallah.RABBİMİZ hepinizden razı olsun. Bizler aslında dibsiz bir kuyudayız. Bu kuyudan, biz ümmetleri çıkaracak yolu, ışığı sizler sayesinde görüyoruz inşaallah. Rabbimiz, mübarek büyüğümüzüde görmeyi nasip eder inşaallah. RABBİMİZ, emeği geçen herkesten razı olsun.

semra yaman (01.11.2011)
 
   

s.a _ Sayın Feyz Dergisi çalışanları öncelikle sizden böyle bir dergi çıkardığınız için Allah razı olsun, Allah devamını nasip etsin diyorum ben böyle bir derginin varlığından bi haberdim. Fakat hocam Mehmet Enver Geylani Hazretlerini tanıdım Allaha şükür ki tanıdım, O'nun sayesinde yanlışlardan döndüm ben ve arkadaşlarıma Hocam her ay Feyz Dergisi gönderiyor. Dergiler geldiğinde okuyabiliyorum, daha o gün arkadaşlar sırayla okumaya başlıyorlar, dergi bana geri gelene kadar 2.si geliyor, anlıyacağınız paylaşamıyoruz Allah hocama ve sizlere sağlıklı uzun hayırlı ömürler nasip etsin bu yoldan ayırmasın AMİN

levent türkmen (25.08.2011)
 
   

ÇOK SAYIN CEMAL BEY.ÖNCELİKLE ALLAH IN RAHMETİ VE BEREKETİ ÜZERİNİZE OLSUN İNŞAALLAH.SİZE BİRKAÇ SAAT ÖNCE YAZMIŞ OLDUĞUM MESAJIN SAMİMİYETİNE İNANARAK BANA AYNI SAMİMİYETLE TEKRAR GERİ DÖMENİZDEN DOLAYI ALLAH SİZDEN RAZI OLSUN.HAYATIMDA İLK DEFA BENİ BUNALIMA SOKAN SORULARIMIN CEVABINI BİRKAÇ SAAT İÇERİSİNDE ÖNCE ALLAH IN SONRA SİZİN VE HASAN DAĞ İSİMLİ ÇOK DEĞERLİ ABİMİN SAYESİNDE ÖNEMLİ ÖLÇÜDE ALDIM.İNANIN BANA TABİRİ CAİZ İSE HIZIR GİBİ YETİŞTİNİZ.ÖNCELİKLE BENİM CİHAT KONUSUNDAKİ SAMİMİYETİME İNANILMASI BENİ ZİYADESİ İLE MUTLU ETTİ.DAHA SONRA HASAN DAĞ İSİMLİ GÜZEL AĞABEYİMİZ BANA HANGİ YOLDAN KİMLERİN YARDIMI İLE NASIL BİRŞEKİLDE AMACIMA ULAŞABİLECEĞİMİ DEĞERLİ BİLGİLERİ İLE İZAH ETTİ.İNSANIN SAVAŞARAK DEĞİL ÖNCE NEFSİ İLE CİHAT ETMESİ GEREKTİĞİNİ BEYNİME VE GÖLÜME AŞILADI.YANİ ŞU AN ANLADIM Kİ İNSAN ÖNCE KENDİ NEFSİ İLE CİHADIN DA ÖNEMLİ BİR YOL KATETMELİDİR.DAHA SONRA DİĞER YOLDAN ÇIKMIŞ KARDEŞLERİMİZİ AYDINLATIP ONLARIN NEFİSLERİYLE CİHAT EDİP,ONLARI DOĞRU YOLA İLETMELİYİZ.YANİ HEP BANA , SADECE BANA DİYE BİRŞEY YOK.DAHA BİRÇOK ŞEYLE CİHAT OLABİLECEĞİNDEN BAHSETTİ.DEFALARCA SEYYİDİNİZİN SÖYLEMLERİNDEN YOLA ÇIKARAK BENİ EN UYGUN BİR BİÇİMDE AYDINLATTI.ŞU ANDA SADECE NE DÜŞÜNÜYORUM BİLİYORMUSUNUZ? ASIL CİHAT 10 KAFİRİ ÖLDÜRMEK YERİNE ONLARDAN BİRİNİ İSLAM İLE ŞEREFLENDİRMEKMİŞ.BUNUN İÇİN ÖNCE İSLAMI TAM ANLAMI İLE KAVRAYIP SONRA ONUNLA PİŞİP OLGUNLAŞMAK GEREKİYORMUŞ.ALLAH SİZDEN VE SİZİN GİBİ GÜZEL İNSANLARDAN RAZI OLSUN.SİZLERİ BU OLGUNLUĞA GETİREN SEYYİDİNİZDEN DE RAZI OLSUN.EĞER O ÖĞRETMESEYDİ BUGÜN BANA YARDIM EDMEZDİNİZ.ALLAHIN İZNİYLE HAYATIMDA İLK DEFA BUKADAR ÇABUK BİR ZAMANDA ÇOĞU DÜŞÜNCELERİM BİR ANDA POZİTİF OLARAK DEĞİŞTİ.BEN İNANIYORUM Kİ,SİZLERİN ARASINDA DAHA ÇOK BİLDİĞİM VE BİLMEDİĞİM YANLIŞ DÜŞÜNCELERİM YİNE POZİTİF YÖNDE DEĞİŞECEK.ALLAH SİZ VE SİZİN GİBİLERİ BAŞIMIZDAN EKSİK ETMESİN.

Muharrem Poyraz (24.05.2011)
 
   

Tüm Feyz Dergisi Ailesine Saygi ve Selamlarimi gönderiyorum.Dualarinizda bana da yer ayirirsaniz cok mutlu olurum.Allaha Emanet Olun...

özay erdoğan (23.01.2011)
 
   

feyz dergisi... dergi deyip geçemediğimiz ama dergi olan tek değer feyzdergisi ve dergiye derginin sahibi olmakla büyük anlam yükleyen seyidimiz. derginin dergi olmaktan ziyade değerini artıran, anlatımı ve tarifi zor bir ruh... feyzlenenler feyzindeki makamını buldukça şareflenenler. farkı farkettikçe herkesin farkına varabilen kendini farkedenler feyz ruhunun farkına varanlar. dava adamı olma yoluna düşenler. --------------------GENÇLİĞE HİTABE------------------------ Bir gençlik, bir gençlik, bir gençlik... "Zaman bendedir ve mekân bana emanettir!" şuurunda bir gençlik... Devlet ve milletinin 7 asırlık hayatında dört devre... Birincisi iki buçuk asır... Aşk, vecd, fetih ve hakimiyet... İkincisi üç asır... Kaba softa ve ham yobaz elinde sefalet ve hezimet... Üçüncüsü bir asır... Allahın, Kur'an'ında "belhümadal - hayvandan aşağı" dediği cüce taklitçilere ve batı dünyasına esaret... Ya dördüncüsü ?... Son yarım asır!.. İşgal ordularının bile yapamayacağı bir cinayetle, madde plânında kurtarıldıktan sonra ruh plânında ebedi helake mahkumiyet... İşte tarihinde böyle dört devre bulunduğunu gören... Bunları, yükseltici aşk, süründürücü satıhçılık, çürütücü taklitçilik ve öldürücü küfür diye yaftalayan ve şimdi, evet şimdi... Beşinci devrenin kapısı önünde nur infilakı yeni bir şafak fışkırışını gözleyen bir gençlik... Gökleri çökertecek ve son moda kurbağa diliyle bütün "dikey"leri "yatay" hale getirecek bir çığlık kopararak "mukaddes emaneti ne yaptınız?" diye meydan yerine çıkacağı günü kollayan bir gençlik... Dininin, dilinin beyninin, ilminin, ırzının,evinin, kininin, kalbinin dâvacısı bir gençlik... Halka değil, Hakka inanan, meclisinin duvarında "Hakimiyet Hakkındır" düsturuna hasret çeken, gerçek adâleti bu inanışta bulan ve halis hürriyeti Hakka kölelikte bilen bir gençlik... Emekçiye "Benim sana acıdığım ve seni koruduğum kadar sen kendine acıyamaz, kendini koruyamazsın.! Ama sen de, zulüm gördüğün iddiasıyla, kendi kendine hakkı ezmekte ve en zalim patronlardan daha zalim istismarcılara yakanı kaptırmakta başı boş bırakılamazsın!" diyecek... Kapitaliste ise "Allah buyruğunu ve Resul emrini kalbinin ve kasanın kapısına kazımadıkça serbest nefes bile alamazsın!" ihtarını edecek... Kökü ezelde ve dalı ebedde bir sistemin, aşkına,vecdine, diyalektiğine, estetiğine, irfanına, idrâkine sahip bir gençlik... Bir buçuk asırdır türlü buhranlar içinde yanıp kavrulan ve bunca keşfine rağmen başını yarasalar gibi taştan taşa çalarak kurtuluşunu arayan batı adamının bulamadığı, Türk'ün de yine bir buçuk asırdır işte bu hasta batı adamında bulduğunu sandığı şeyi, o mübarek oluş sırrını, her sistem ve mezhebe ortada ne kadar illet varsa devasının ve ne kadar cennet hayâli varsa hakikatinin,İslâmda olduğunu gösterecek ve bu tavırla yurduna, İslâm âlemine ve bütüıı insanlığa model teşkil edecek bir gençlik... "Kim var?" diye seslenilince, sağına ve soluna bakmadan fert fert "ben varım!" cevabını verici, her ferdi "benim olmadığım yerde kimse yoktur!" fikrini besleyici bir dâva ahlakına kaynak bir gençlik... Can taşıma liyakatini, canların canı uğrunda can vermeyi cana minnetsayacak kadar gözü kara ve o nispette usule, stratejiye uygun bir gençlik... Büyük bir tasavvuf adamının benzetişiyle zifiri karanlıkta, ak sütün içindeki ak kılı farkedecek kadar gözü keskin; ve gerçek kahramanlık mâdeniyle sahtesini ayırdetmekte kuyumcu ustası bir gençlik... Bugün komik üniversitesi, hokkabaz profesörü, yalancı ders kitabı, demagog politikacısı,çıkartma kâğıdı şehri, muzahrafat kanalı sokağı, takma diş fabrikası, fuhuş albümü gazetesi,mümin zindanı mâbedi, temeli yıkık ailesi, hasılı kendisini yetiştirecek bütün cemiyet müesseselerinden aldağı zehirli tesiri üzerinden atabilecek, kendi öz talim ve terbiyesine memur vasıtalara kadar nefsini koruyabilecek, destanlık bir meydan savaşı içinde ve bu savaşı mutlaka kazanmakla vazifeli bir gençlik... Annesi, babası, ninesi ve dedesi de içinde olsa, gelmiş ve geçmiş bütün eski mümin nesillerden hiçbirini beğenmeyecek, onlara "siz güneşi ceplerinizde kaybetmiş marka müslümanlarısınız ! Gerçek müslüman olsaydınız bu hallerden hiçbiri başımıza gelmezdi!" diyecek ve gerçek müslümanlığın "nasıl" ını ve "ne idüğü" nü her haliyle gösterecek bir gençlik... Tek cümleyle, Allahın, kâinatı yüzü suyu ,hürmetine yarattığı Sevgilisinin fezâyı bütün yıldızlariyle manto gibi saran mukaddes eteğine tutunacak, ve O'ndan başka hiçbir tutamak,dayanak, sığınak tanımayacak ve O'nun düşman larını ancak kubur farelerine lâyık bir muameleye tâbi tutacak bir gençlik... İşte bu gençliği, bu gençliğin ilk filizlerini karşımda görüyorum.Şekillenmesi,billurlaşması için 30 küsur yıldır, devrimbazlık kodamanların viski çektiği kamış borularla kalemime ciğerîmden kan çekerek yırtındığım, paralandığım ve zindanlarda süründüğüm bu gençlik karşısında, uykusuz, susuz, ekmeksiz, başımı secdeye mıhlayıp bir ömür Allaha hamd etme makamındayım. Genç adam! Bundan böyle senden beklediğim şudur: Tabutumu öz ellerinle musalla taşına koyarken, Anadolu kıtası büyüklüğündeki dâva taşını da gediğine koymayı unutma ve bunu tek vasiyetim bil! Allahın selâmı üzerine oIsun... Surda bir gedik açtık; mukaddes mi mukaddes! Ey kahbe rüzgâr, artık ne yandan esersen es!.. -----------Necip Fazıl-------------

 
 Üye Girişi
Son Eklenenler
Bir Ayet
Bir Hadis
Bir Söz
Ziyaretçilerimiz
 
 


  ©2007 Tüm hakları saklıdır.