Hassas Ruhlar

Hassas Ruhlar

Seyyid Ahmet Hatipoğlu

 

Her devirde olduğu gibi, yaşadığımız zamanların da en zorlu konusudur ahlak. Savaşlarda, kavgalarda, huzursuzluklarda payı vardır. Kısacası her olumsuzluğun ortak paydası da ahlaksızlık denen dipsiz kuyuya sokar bizi. Ahlak ya da ahlaksızlık, konuşulabilir, ama konuşulan hiçbir şey, insanın, öznesi olduğu bir hayatın dışına taşınmadan... Hayatın öznesi olan insanla özdeşleştirilmesi ihmal edilmeden, ya da kendi adımıza içselleşmesi unutulmadan... Yani ahlak, sadece bir iki kelimeyle geçiştiriliverecek bir değer değildir. İnsan hayatının her demini kuşattığı gibi, her hâle de damgasını vurur.

Bu anlamda ahlakı, kelimelere sığdıramazsınız. Üstelik ahlakı anlatan her kavram da öyledir. Her biri, kendi içinde, kendine has derinlikleri ihtiva eder. Nitekim kavramlar kelimelerle açıklanır, ama ahlakla ilgili her kelimenin içi bir başka doludur aslında. Zamanla ve çalışılarak kazanılan, emek harcanan değerler; hemencecik ve çalışılmadan elde edilemez. Çünkü ahlaka ait her değer, gerçek anlamda, “gönül ikliminin” meyveleridir. Nasıl ki her meyvenin mevsimi vardır, her ahlaki özellik de insan ömrünün bir mevsiminde açar ve gelişmesi zamana muhtaçtır. Her mevsimin meyvesi de kendince güzeldir. Nitekim Hz. Peygamber de (sav); “Beni Rabbim terbiye etti, ne güzel terbiye etti.” buyurmamış mı? “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.” diyen bir yüce Peygamberi, Allah (cc) terbiye ettiğine göre; bizler de Hz. Peygamberi (sav) örnek aldığımıza ve “insan olabilmek için” örnek almak zorunda olduğumuza göre, İslam ahlakı kolay elde edilir bir değer olamaz ve asla, sıradan insanların “ben ahlaklıyım” demelerine itibar edilebilecek bir keyfiyet olmadığı da anlaşılmaktadır.

Yazara Ait Diğer Kitaplar

Ehli Sünnet İtikadı ve Önemi

Ehli Sünnet İtikadı ve Önemi

Hassas Ruhlar

Hassas Ruhlar