Kur’an’a Göre Sahabenin Üstün Özellikleri / Dr. Süleyman Pak

Kur’an’a Göre Sahabenin Üstün Özellikleri / Dr. Süleyman Pak

Tarih: 2020-02-03

Kur’ân’da pek çok ayet doğrudan ve dolaylı olarak sahabenin üstün özelliklerine yer vermektedir. Sahabe risaletin ilk yıllarından itibaren sahip oldukları kuvvetli iman ve din uğrunda yüklendikleri üstün fedakârlıkları sebebiyle İslam’ın yayılmasında daima olağanüstü gayret ve çaba ortaya koymuş kutlu bir nesildir. Bu sebepledir ki ayetlerde onların sahip oldukları bu meziyetler övülmüş, kendilerine büyük mükâfat vaat edildiği bildirilmiştir. Bunlar içerisinde en önemli olanı da Allah’ın kendilerinden razı olduğunu açıkça bildirmiş olmasıdır. Ayetler yanında onların bu samimi gayretlerine şahit olan Resulullah da pek çok vesileyle sahabenin kıymetini beyan eden açıklamalar yapmıştır. Onlardan birini misal olarak ifade etmek gerekirse Resulullah en hayırlı neslin kendi asrında yaşayanlar, ardından da onları takip edenler olduğunu bildirmiştir. (Buhâri, Fezâilu’l-ashâb 1; Müslim, Fezâilü’s-sahâbe 216). Çünkü bu kıymetli nesil eğitimini Allah’ın elçisinden almış ve bu olgunluğa ulaşmıştır. Ayrıca sahabenin sonraki nesillerce örnek alınması salık verilmektedir. Kur’ân’a göre sahabenin üstün meziyetleri arasında ne pahasına olursa olsun Allah’ın elçisinin yanında durmaları, bu uğurda can ve mal kaybı gibi pek çok eziyete maruz kalmaları, her işte Allah’ın rızasını aramaları, müminlere karşı pek merhametli ve sevecen, kâfirlere karşı vakur, ibadetlerine düşkün, secde izleri yüzlerine yansıyan kimseler olmaları, Allah ve Resulüne bağlılıkları sebebiyle kendilerinden razı olunması, fetihten önce yani en zor anlarda Allah yolunda cihad etmeleri ve infakta bulunmaları, ensar ve muhacirin yaptıkları fedakârlıklar sebebiyle Allah’ın kendilerinden hoşnut olması gibi pek çok üstün yönleri zikredilmektedir. Şimdi bu ayetlerden birkaçını inceleyelim:

1. Allah ve Resulüne Yardım Etmeleri Sebebiyle Allah’ın Onlardan Hoşnut Olması

Sahabeyi diğer nesillerden farklı ve üstün kılan özelliklerden birisi Allah ve Resulüne samimiyetle bağlı olmaları sebebiyle onun dinine yardım etme yolunda muhacirlerin evlerini ve yurtlarını terk etmelerine karşılık, ensarın aynı duyarlılıkla onlara evlerini ve yurtlarını açmaları şeklinde zikredilmektedir. Haşr suresi 8-10. ayetlerde sahabenin bu üstün fedakârlık yönüne dikkat çekilmektedir. “(Ganimet malları) yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılmış olan, Allah’tan bir lütuf ve rıza dileyen, Allah’ın dinine ve Peygamberine yardım eden fakir muhacirlerindir. İşte doğru olanlar bunlardır. Daha önceden Medine’yi yurt edinmiş ve gönüllerine imanı yerleştirmiş olan kimseler, kendilerine göç edip gelenleri severler ve onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık hissetmezler. Kendileri zaruret içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir. Bunların arkasından gelenler şöyle derler: Rabbimiz! Bizi ve bizden önce gelip geçmiş imanlı kardeşlerimizi bağışla; kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin bırakma! Rabbimiz! Şüphesiz ki sen çok şefkatli, çok merhametlisin!”

Yukarıda meali verilen ayetlerden de anlaşılacağı üzere sırf Allah ve Resulüne bağlılıkları sebebiyle evinden ve yurdundan olmuş muhacirlerin zorda olduklarını gören ensarın kendileri ihtiyaç içerisinde olsalar bile kardeşlerini kendi nefislerine tercih etmeleri yönüyle Allah’ın takdirine ve övgüsüne mazhar olmaları ayetle tescil edilmiş olmaktadır. Birbirlerine hayır duada bulunmalarına dair iyi dilekleri ayrıca takdire şayan olmuştur. Sahabenin daha sonra gelen nesillere örneklik olması bakımından din uğrunda göstermiş olduğu samimi gayret yönüyle kendilerine saygı duyma ve onları hayır dua ile anma vefanın bir gereğidir. Çünkü bize her işte Allah’ın rızasını arama ilkesini esas almayı somut bir şekilde göstermişlerdir. Nitekim sahip oldukları sarsılmaz imanlarıyla inançları uğruna dünya rahatı ve lezzetlerini terk etmeleri, Allah’ın rızasını her şeyin üstünde tutmaları sebebiyle “sadık kimseler” olarak vasıflandırılmışlardır. Bu da onların Allah katındaki mertebelerini göstermesi bakımından önemli bir tanımlamadır. Ayrıca imanın kin, nefret ve kıskançlık gibi kötü duyguları yok ettiğinin en somut örneğini ensarın ihtiyaç içerisinde olmalarına karşılık muhacirleri tercih etmelerinde görmekteyiz. Bu da cömertliğin ve diğergamlığın en üst mertebesini oluşturmaktadır. Ayetler bu yönleri sebebiyle onları bizlere Allah’ın kendilerinden razı olduğu ve örnek alınması gereken nesil olarak tanıtmaktadır.

2. Sahabenin Gerçek Müminler Olarak Tanımlanması

Devamını dergimizden okuyabilirsiniz.

Abone olmak için lütfen tıklayın


Son Eklenen Yazılar

Sevgide Ölçü

Allah İçin Sevmek, Allah İçin Buğz Etmek Sevgiden, sevmekten, sevilmekten, kalbimizi sevgiye yönlendirmekten, Allah’a (c.c.) sevgiyle ulaşmada adım adım kilomet...

Sevgisizlik Hastalığı

SEVGİSİZLİK Şenel İlhan Beyefendi, sevgisini hissetmeyen insanları da şeytani bir tuzağa düşmekten şöyle uyarırdı: “Sevgi duygum zayıf, demek ki bende sevgi...

Allah'ı Nasıl Çok Sevebiliriz?

Şenel İlhan Beyefendi bu sorumuzun cevabını ve ölçüsünü bir sohbetlerinde şöyle verir: “Allah ile ilişkilerinde insan, kendine göre soyut ama sonsuz gücü temsil...