Yanlış Tevekkül Anlayışımız / Dr. Mustafa Karabacak

Yanlış Tevekkül Anlayışımız / Dr. Mustafa Karabacak

Tarih: 2019-07-01

Tevekkül; bir Müslüman’ın herhangi bir iş hakkında, istediği amaca ulaşmak için gerekli olan üzerine düşen her türlü çalışmayı yaptıktan sonra ötesini Allah’a bırakmasıdır, şeklinde tanımlanır. Fakat bu tanımda tevekkül, sadece amel boyutuyla değerlendirildiğinden ve sadece sonucu Allah’a bırakmaktan bahsettiği için eksik bir tanım olarak kabul edilmiştir. Müslüman her an Rabbine tevekkül olanlardan (mütevekkil) olmalıdır. Bu aynı zamanda tevekkülün iman boyutunun da olduğunu gösterir.

Allah’a daha işe başlamadan önce de tevekkül edilmesi gerekir. Kur’an’da anlatıldığına göre Hz. Musa, İsrail oğullarından düşmanla savaşmalarını istediğinde onlar korkup kaçınmışlardı. Fakat onlardan gerçekten inanmış iki kişi korkmamak ve Allah’a güvenmek gerektiğini söylemişlerdi: “Korkanların içinden Allah’ın kendilerine lütufta bulunduğu iki kişi şöyle dedi: Onların üzerine kapıdan girin; oraya bir girdiniz mi artık siz zaferi kazanmışsınızdır. Eğer müminler iseniz ancak Allah’a güvenin.” (Mâide, 5/23).

Burada şu söylenebilir: Tevekkülün sadece amel ve sonuç boyutu değil; iman boyutu ve hayatın her anını kapsaması yönü de vardır. Allah Rasûlü’nün şu duasında tevekkülün bir işin evvelinde de sonucunda da olması gerektiği anlaşılmaktadır: Allah Rasûlü kişinin evine girerken tevekkülle şöyle dua etmesini istemektedir: “Ey Allah’ım, senden giriş ve çıkışın en hayırlısını istiyorum. Allah’ın adıyla girdik ve (yine) Allanın adıyla çıktık ve Rabbimiz olan Allah’a dayandık” desin, sonra (ev) halkına selam versin.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 102-103).

Başka bir hadiste de evden çıkarken de aynı tevekkülle dua edilmesi istenmektedir: “Allah’ın adıyla Allah’a güvendim, Allah’a dayandım çaba ve güç gösterebilmemiz ancak Allah’ın izni iledir” derse kendisine “İhtiyaçların karşılandı, koruma altına alındın” denilir ve şeytan o kimseden uzaklaşır. (Ebû Dâvûd, Edeb: 27). Buna göre Müslüman daha evine girerken ve evinden çıkarken her zaman tevekkül halinde olmalıdır.

Yanlış Tevekkül Anlayışı

Devamını dergimizden okuyabilirsiniz.

Abone olmak için lütfen tıklayın


Son Eklenen Yazılar

İzzet-i Nefs Duygusu Günahlara Karşı En İyi Kalkandır / Şenel İlhan Beyefendi’nin Sohbetinden

İzzet-i nefs duygusunun öneminden her zaman bahsediyoruz. Bunun anlaşılmasına çok önem veriyoruz. Gerçekten bu duygu o kadar önemli ki, bir kişi, manen çok üst düze...

Müslümanların Astronomi Tarihine Katkıları / Prof. Dr. Ali Bakkal

İslam Astronomi Tarihinde bir milat belirlemeye kalksak nereden başlamak gerekir? Teşvik edici unsurlar nelerdi? Ayet, hadis, fıkıh anlamında nasıl teşvikler vardır...

Sağlıklı Bir Kişilik İnşası İçin Benlik Saygısının Önemi / Doç. Dr. Nurten Kımter

Kişilik, kimlik, karakter, mizaç, benlik kavramları biraz birbiriyle iç içe ama farklı kavramlar… Hepsi de varlığın insandaki yansımaları… Bu konuda neler söylenebi...