Çocuklara Allah'a İmanın Öğretimi / Prof. Dr. Mehmet Emin Ay

Çocuklara Allah'a İmanın Öğretimi / Prof. Dr. Mehmet Emin Ay

Tarih: 2019-06-03

Bilindiği üzere, Allah’ı bilmek, tanımak, kalp ile tasdik, dil ile ikrar, İslam akidesinde, bir kişinin mümin olmasının ilk ve vazgeçilmez şartıdır. Ne var ki, insanların, ancak beş duyu organıyla algılayabildikleri varlıklar hakkında bilgi sahibi olabilmeleri ve bu özelliğin çocuklar için de geçerli olması, mücerred bir kavram olan Allah’a iman öğretiminde bir zorluğa sebebiyet vermektedir. Ancak, bu zorluğa rağmen, iman öğretiminin ihmal edilemeyeceği de bir gerçektir.

Her şeyin bir yaratıcısı ve idare edicisi olduğuna inanmanın, bu yaşlardaki çocukların psikolojik yapılarına da uygun olduğunu söyleyebiliriz. Her şeyden önce, çocuk, düşünmeden, şüphelenmeden ve itiraz etmeden inanmaya hazır olduğundan, söylenenlere içtenlikle inanmaktadır. Buna sadece dilin kabul edip inanışı değil, aynı zamanda ruhun da kabulü ve inanışı gözüyle bakılmaktadır. Zira çocuk, inanmakla kendini güçlenmiş ve Allah’a yakınlaşmış hissetmektedir.

Bu yaşlardaki çocukların kolay inandıkları, kendilerine anlatılanları, olduğu gibi kabul ettikleri bilinmektedir. Büyüklere sorduğu sorular, onun öğrenme merakını ve olumlu yaklaşımını gösterir. Anlatılanları dinlemeye ve kabul etmeye hazır olduğundan, ona doğru ve anlaşılır bilgiler vermek gerekir. Allah’ın yüceliği, çocuğun sevdiği her şeyi O’nun yarattığı, iyiliklerin ve güzelliklerin sahibi olduğu anlatılarak iman öğretimine başlanabilir. Çocuğun, bebekliğinden itibaren duymuş olduğu “Hû hû hû Allah/Sen uykular ver Allah” şeklindeki ninniler, “Allah kazadan belâdan esirgesin”, “Allah uzun ömürler versin”, “Allah yardımcın olsun”, “Allah korusun” gibi dualar, çocuğun merak ettiği Allah hakkında sorular sormasına zemin hazırlamaktadır. İşte, bu soru sorma çağında çocuklara Allah anlatılırken birtakım hususlara dikkat edilmelidir.

a. Allah Sevgisi Esas Olmalıdır

Çocuklara her zaman ve her hususta sevgi ile davranılması İslamî prensiplerden biridir. Kur’ân-ı Kerîm’de baba-oğul ilişkisini içeren ayetlere bakıldığında, her defasında, babanın oğula hitap tarzının, “Yavrucuğum/Oğulcuğum” şeklinde olduğu görülecektir. Aynı özellik hadislerde de göze çarpmakta ve Hz. Peygamber’in (s.a.v.), bütün çocuklara karşı, “Yavrucuğum” şeklinde sevgi ve şefkat ifadesiyle hitap ettiği görülmektedir. İslam eğitimcilerinden İmam Gazâlî, Feridüddin Attar da, çocuklara yönelik yazmış oldukları müstakil eserlerde, nasihatlerine “Ey sevgili ve aziz oğlum, yavrum, oğlum, ciğerparem, ey aziz can, biricik yavrum, ey sevgili evladım…” gibi sevgi ve şefkat yüklü ifadelerle başlamışlardır. Bu örnekler çocuğa sevgiyle hitap etmenin, önce ona sevgiyle yaklaşarak gönlünü kazanmanın gereğine işaret etmektedir.

Devamını dergimizden okuyabilirsiniz.

Abone olmak için lütfen tıklayın


Son Eklenen Yazılar

İzzet-i Nefs Duygusu Günahlara Karşı En İyi Kalkandır / Şenel İlhan Beyefendi’nin Sohbetinden

İzzet-i nefs duygusunun öneminden her zaman bahsediyoruz. Bunun anlaşılmasına çok önem veriyoruz. Gerçekten bu duygu o kadar önemli ki, bir kişi, manen çok üst düze...

Müslümanların Astronomi Tarihine Katkıları / Prof. Dr. Ali Bakkal

İslam Astronomi Tarihinde bir milat belirlemeye kalksak nereden başlamak gerekir? Teşvik edici unsurlar nelerdi? Ayet, hadis, fıkıh anlamında nasıl teşvikler vardır...

Sağlıklı Bir Kişilik İnşası İçin Benlik Saygısının Önemi / Doç. Dr. Nurten Kımter

Kişilik, kimlik, karakter, mizaç, benlik kavramları biraz birbiriyle iç içe ama farklı kavramlar… Hepsi de varlığın insandaki yansımaları… Bu konuda neler söylenebi...