İzzet Allah’ın, Rasûlü’nün ve Mü’minlerindir / Dr. Mustafa Karabacak

İzzet Allah’ın, Rasûlü’nün ve Mü’minlerindir / Dr. Mustafa Karabacak

Tarih: 2019-06-03

Yaratıkların en güzeli ve Allah’ın yeryüzündeki halifesi olan insanoğlu peygamberler aracılığıyla gönderilen ilahî buyruklara uyduğu müddetçe izzet sahibidir. İnsanoğlu izzetini zaman zaman taçlandırarak en yüksek seviyeye çıkmış, zaman zaman da en alçak seviyelere zillete düşmüştür.

Bu anlamda İslâm’ın emirleri insanın izzet ve şerefini yücelten değerler olduğu görülmektedir. Cahiliye döneminde yapılan işlerle İslâm’ın emirlerini karşılaştıran şu örnek bunun güzel bir örneğidir: Mekkelilerin baskısından yılan Müslümanlar Habeşistan’a hicret etmişlerdi. Mekkeliler, Habeşistan’a bir heyet göndererek Kral Necaşi’den sığınmacıların sınır dışı edilmesini istediler. Fakat Kral, Mekkelilerin bu talebini Hz. Peygamber’in amcaoğlu Cafer’in şu konuşmasından sonra şiddetle reddetmiştir. Cafer b. Ebû Tâlib’in Habeş kralının huzurunda Hz. Peygamber hakkında söylediği sözler dikkat çekicidir:

“Ey kral! Biz cahil bir kavimdik. Putlara tapıyor, murdar et yiyip, çirkin işler yapıyorduk. Akrabalarla ilişkilerimizi kesiyor, komşuluğun gereklerini yerine getirmiyorduk: Kuvvetli olanlarımız zayıflarımızı eziyordu. İşte biz böyle bir ortamda bulunurken Allah bize içimizden soyunu, doğruluğunu, güvenilirliğini ve temizliğini bildiğimiz bir peygamber gönderdi. Bu peygamber bizleri Allah’ı bir tanımaya ve yalnızca O’na kulluk yapmaya davet etti. Bize atalarımızın ve bizim Allah’tan başka tapmakta olduğumuz ilahları bırakmamızı söyledi. Doğru söylemeyi, emanete hıyanet etmemeyi, akrabalık bağlarını gözetmeyi, komşu haklarına riayet etmeyi, haramlardan ve kan dökmekten kaçınmayı emretti. Bize çirkin işlerin hepsini yasakladı. Bizleri yalancı şahitlik etmekten, yetimlerin mallarını yiyip namuslu kadınlara iftira etmekten alıkoydu. Allah’a kulluk yapıp hiç bir şeyi O’na ortak koşmamamızı, namaz kılmamızı, oruç tutmamızı ve zekât vermemizi emretti.” (İbn Hişâm, Ebû Muhammed Abdulmelik b. Hişâm b. Eyyûb el-Humeyrî el-Meâfirî, es-Siretü’n-Nebebiyye, Thk. Mustafa es-Sekâ- İbrahim el-Ebyârî- Abdülhafîz eş-Şelbî I-II, Mektebetü Mustafa el-Bâbî, 2. Basım, Mısır, 1375-1955, I, 336)

Allah Teâlâ, Rasûlüne kadınlardan biat alırken insanın değerini yükselten şu ilkeler üzerine biat almasını istemektedir: “Ey Peygamber! İnanmış kadınlar, Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek, iyi işi işlemekte sana karşı gelmemek hususunda sana biat etmeye geldikleri zaman, biatlarını kabul et ve onlar için Allah’tan mağfiret dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.” (Mümtehine, 60/12)

Kadınlarda Allah Rasûlüne şöyle diyerek söz vermişlerdir: “Yâ Resûlullah! Allah’a hiçbir şey ortak koşmayacağımıza, hırsızlık yapmayacağımıza, zina etmeyeceğimize, çocuklarımızı öldürmeyeceğimize, kendi tarafımızdan yapılmış bir iftirada bulunmayacağımıza, iyiliklerde sana karşı gelmeyeceğimize dair sana söz veriyoruz.” (Mâlik b. Enes, Muvatta, İstanbul, 1981, Bey’at, 2)

Devamını dergimizden okuyabilirsiniz.

Abone olmak için lütfen tıklayın


Son Eklenen Yazılar

İzzet-i Nefs Duygusu Günahlara Karşı En İyi Kalkandır / Şenel İlhan Beyefendi’nin Sohbetinden

İzzet-i nefs duygusunun öneminden her zaman bahsediyoruz. Bunun anlaşılmasına çok önem veriyoruz. Gerçekten bu duygu o kadar önemli ki, bir kişi, manen çok üst düze...

Müslümanların Astronomi Tarihine Katkıları / Prof. Dr. Ali Bakkal

İslam Astronomi Tarihinde bir milat belirlemeye kalksak nereden başlamak gerekir? Teşvik edici unsurlar nelerdi? Ayet, hadis, fıkıh anlamında nasıl teşvikler vardır...

Sağlıklı Bir Kişilik İnşası İçin Benlik Saygısının Önemi / Doç. Dr. Nurten Kımter

Kişilik, kimlik, karakter, mizaç, benlik kavramları biraz birbiriyle iç içe ama farklı kavramlar… Hepsi de varlığın insandaki yansımaları… Bu konuda neler söylenebi...