Feyz Dergisi

Duyguların Eğitim ve Yönetim Ayı Ramazan / Prof. Dr. Nevzat Tarhan

Duyguların Eğitim ve Yönetim Ayı Ramazan / Prof. Dr. Nevzat Tarhan

Tarih: 2018-05-01

Orucun, psikiyatri, psikoloji ilmi içinde, arınma bağlamında yeri nedir?

Ramazan ayı ibadet ayıdır. Bunun insan psikolojisiyle ilgili boyutu olduğu gibi sosyal boyutu, ibadet boyutu da var. İnsanın iç dünyasıyla ilgili boyutuna baktığımızda aslolanın kişinin duygularını, dürtülerini eğitmek olduğunu görürüz.

İnsan sınırsız iyiye ve güzele yatkın bir varlık, iyiye ve güzele ulaşma potansiyeliyle doğuyor. Eğer iyi ve güzel şeylerle karşılaşırsa bunu geliştiriyor. Termodinamiğin ikinci yasası olan entropi yasasına göre, mesela çay, eğer ısıtmazsanız soğur. Bozulmaya, düzensizliğe, dağınıklığa giriyor. İnsanın kendi vücudu açısından, mesela bir insan temizliğine özen göstermezse hemen kirlenir. Entropi yüksekse dağınıklık, düzensizlik var demektir. Mesela, bir eve, bahçeye bakmıyorsanız orayı ayrık otları kaplar, tozlar, böcekler kaplar. Orada entropi yüksektir. Bu, termodinamiğin ikinci yasasıdır. Eğer bahçeye bakarsanız düzen ortaya çıkar. Evrende de bir entropi var. Darwinizmi bitiren delillerden birisi de entropi yasası olmuştur.

İnsanın özgür iradesiyle kendini düzeltmek gibi bir motivasyona ihtiyacı var. Freud, “Buna lüzum yok.” diyordu. “Duvarları yık, zincirleri kır, özgür yaşa, canının istediğini yap, zevkin peşinde koş. Mutluluk oradadır.” diyordu. Hâlbuki insanın mutlu olması için arzularından, dürtülerinden kurtulmuş olması lazım.

İnsana özgür irade verilmiş. O özgür iradeyle insanın kendini sürekli belli bir amaca yönelik kendisini eğitmesi gerekiyor. Özellikle 90’lı yıllardan sonra bilimin kabul ettiği, “Beynin duyguları proses eden alanları var.” denildi. “Duygular artık pozitif bilimin menzilinin içine giriyor.” Denildi. Sinirbilimin katkısıyla, “Descartes’in Yanılgısı” diye bir kitapta bu popüler kültür hâline geldi. Şimdi bunu artık terapi tekniği olarak kullanıyoruz. “Emosyon regülasyonu” diye geçiyor. Kişinin duygularını bir potansiyel kaynak gibi kabul edip, kaynak yönetimi gibi, bunu iyi ve güzel amaçlı kullanması lazım. Eğer kendi hâline bırakırsa kötülüğe gidiyor. İnsanda düşmancıl hisler var. Karanlığın 5 atlısı deniliyor: kin, öfke, nefret, şüphecilik, kıskançlık. Bu duygular insanda potansiyel olarak var. Bu düşmancıl duygulara karşı barışçıl duyguları getirmek ve dengelemek gerekiyor; ümit gibi, iyimserlik gibi, olumlu düşünce gibi. Dengelemeyip insanı doğal hâline bıraktığınız zaman, insan kötü olmaya yatkın hâle geliyor. Burada sürekli bir entropik destek gerekiyor, çaba gerekiyor.

Devamını dergimizden okuyabilirsiniz.

Abone olmak için lütfen tıklayın


Son Eklenen Yazılar

Hikmet Ehli Olmadan İdeal İnsan Olunamaz/ Şenel İlhan Beyefendi’nin Sohbetinden

“İnsanları Rabbin’in yoluna hikmetle ve güzel öğütlerle davet et.”1 Bu ayette Rabbimiz açıkça, İslam’ı tebliğ ile vazifeli kimseler hikmet ehli olmalı veya hikm...

İslam İktisadı Ve Güncel Boyut / Prof. Dr. Ahmet Tabakoğlu

İslam, insanı inşa ederken hukuk-ahlak dengesini nasıl kurar? Hz. Peygamber (s.a.v.) “Ben, güzel ahlâkı (mekârimü’l-ahlâk) tamamlamak için gönderildim.”(1) ve “...

Vicdan Aydınlığında Yol Almak / Doç. Dr. Adem Ergül

Hayat serüveninin, yapayalnız yürünebilecek derecede emniyetli ve rahat bir yolculuk olduğu söylenebilir mi? Elbette böyle bir iddia hayat gerçekleriyle bağdaşmayac...