Allah Sevgisi Her iyiliğin Başıdır

Allah Sevgisi Her iyiliğin Başıdır

Abdulkadir Yılmaz

Tarih: 2018-04-02

Şüphesiz ki Allah sevgisi her iyiliğin başıdır. İnanan her insan Allah’ı (C.C.) sever, zira imanın içinde mutlaka sevgi de vardır… Sevgi olmadan iman olmaz ama bunun ayarını yükseltmek ve bu sevgiyi en zirvelere taşımak bu dünyadaki kulluk görevimizdir. Zira dünya ve içindekilerin cazibesi tabiri caizse Allah’a duyulması gereken sevgileri bizlerden çalar… Kula düşen ise bu sevgileri yerli yerine koymak, bizi ateşe sürükleyecek olanları bırakıp Allah’a (C.C.) ve hayra yaklaştıracak olanlarına yönelmek ve sarılmaktır. İşte bunun için bir çabanın içinde olmak da aklı başında her kulun bu imtihan dünyasında en büyük amacı olmalıdır.

Tekrar bir gerçeğin altını çizecek olursak inananlar Allah’ı (C.C.) mutlaka severler ama bu sevgiler beslenmeye ve büyümeye muhtaçtır. Rabbimiz bizden bu sevgiyi artırmamızı hatta bütün sevgilerimizin üstüne taşımamızı ister… Ancak, zorluğu nedeniyle bu istek her kul için bir emir değildir ama eminim ki Rabbimiz’in çok arzuladığı bir şeydir. Zira Allah’ı (C.C.) her şeyden çok sevenlerin hem dünyada hem ahirette şan ve şerefleri, değerleri çok yücedir. Bu nedenle Rabbimiz bu makama her kulun gelmesini elbette arzu eder. Ancak her kul da buna talip olmaz veya olamaz, bu da ayrı mesele.

Allah’ı (C.C.) sevmek nasıl olur, bu sevgi nasıl elde edilir veya nasıl geliştirilir? İslam âlimleri Kur’ân ve hadislerden hatta kendi tecrübelerinden yola çıkarak bu konuda çok şeyler söylemişlerdir. Mesela tabiinin büyüklerinden olan Hasan Basri: “Rabbi’ni bilen O’nu sever.”1 diyerek meseleyi bir cümle ile özetlemiştir…

Bilmekle sevmek arasında ciddi bir korelasyon vardır şüphesiz… Dünya hayatında da insanlar arkadaşlarını, yakınlarını her geçen zaman içerisinde daha iyi tanırlar. Bu tanımaklık ise ya sevgileri ya da husumet ve nefretleri besler. Bazen dostlukları pekiştirir sağlamlaştırır, bazen de birliktelikleri zayıflatır koparır. Çünkü insan yaratılış itibariyle ancak bildiğine ve tanıdığına kalbini açar, sevmeye layık bulursa sever, bulamazsa ilişkilerini soğutur ve ondan kaçar.

Peki, şimdi bir kulun Allahu Teâlâ’yı hakkıyla bilip de haşâ sevmemesi hatta ona âşık olmaması normalde mümkün müdür? Elbette ki hayır… Ama doğru bir şekilde bilmek, yeterince bilmek şartıyla tabiî ki… Yoksa bu mesele kolay değildir, çünkü şeytan, nefs ve dünya nimetlerinin çekiciliği bizi bize bırakmaz, bu nedenlerle de işimiz hiç kolay olmaz. “Peki, biz kullar Rabbimiz’i nasıl tanıyabilir, onun hakkında nasıl yeterli bilgi sahibi olabiliriz?” derseniz bununla alakalı İslam âlimlerinin şu tespitlerini söyleyebiliriz.

Devamını dergimizden okuyabilirsiniz.

Abone olmak için lütfen tıklayın


Yazarın Diğer Makaleleri

Filistin’de Bitmeyen Zulüm!

İnsanlığın kadim şehri, mübarek, mukaddes ve harem belde Kudüs’te Yahudiler tarafından yapılan işgal oyunun son perdesi oynanıyor. Yüzyıldır sinsice aşama aşama yap...

Allah Sevgisi Her iyiliğin Başıdır

Şüphesiz ki Allah sevgisi her iyiliğin başıdır. İnanan her insan Allah’ı (C.C.) sever, zira imanın içinde mutlaka sevgi de vardır… Sevgi olmadan iman olmaz ama bunu...

Affedelim Ki Affa Layık Olalım

  Hem affedilmeye hem de affetmeyi bilmeyi öğrenmeye ne kadar çok ihtiyacımız var. Özellikle yaşadığımız şu zaman diliminde. Dünya tam bir şiddet arena...
Tüm Yazıları