Sahabenin Kudüs’e Gösterdiği Özel İlginin Sebepleri / Doç. Dr. İsmail Altun

Sahabenin Kudüs’e Gösterdiği Özel İlginin Sebepleri / Doç. Dr. İsmail Altun

Tarih: 2018-01-01

Kudüs’e Hz. Peygamber’den sonra sahabe-i kiram efendilerimizin ilgisi nasıldı? Bu ilginin temel sebebi neydi?

Kur’ân-ı Kerîm’de ismi doğrudan zikredilmeyen ancak müteaddid ayetlerde bereketli kılındığı ve mukaddes olarak vasıflandırıldığı anlaşılan Kudüs, Müslümanların ilk kıblesidir. Bilindiği gibi Allah Resûlü ve sahabe hicretten önce Mekke’de, hicretten sonra da 16 ay kadar Medine’de namazlarını Beytü’l-Makdis’e yönelerek kılmışlardır. Özellikle İsrâ hadisesinden sonra sahabeler, bu mukaddes beldeye yoğun ilgi göstermiş, Hz. Peygamber’in (s.a.v.) vefatı sonrasında ise Kudüs’ü fethetmeyi amaçlamışlardır. Çünkü Resûlullah, vefatından hemen önce Beytü’l-Makdis’in yakında fethedileceğini müjdelemiş, hatta Şam/Filistin topraklarına gönderilmek üzere Üsâme b. Zeyd komutasında bir ordu hazırlatmıştır. Bu sebeple sahabeler, Allah Resûlü’nün vefatının hemen ardından Kudüs topraklarını fethe yönelmişlerdir. Filistin bölgesinin önemli bir kısmı, Hz. Ebû Bekir döneminden itibaren Müslümanların hakimiyetine girmiştir. Hz. Ebû Bekir’in Filistin cephesi komutanı Amr b. el-Âs, başta Gazze ve Nablus olmak üzere birçok kenti Hıristiyan Bizans’tan alarak İslam topraklarına katmış ve Kudüs önlerine kadar gelmiştir. Hz. Ebû Bekir döneminde ilk fethedilmesi gereken yerlerden biri olarak görülen Kudüs, nihayet Hz. Ömer döneminde 17/638 yılında Ebû Ubeyde b. Cerrâh komutasındaki İslam askerlerinin gayretleriyle Bizanslılardan teslim alınmış ve İslam topraklarına dâhil edilmiştir. Ayrıca Hz. Peygamber döneminden itibaren bazı sahabeler ibadet ve ziyaret maksadıyla Mescid-i Aksâ’ya özel yolculuklar yapmışlardır.

Bu bilgiler ışığında Kudüs’ün, Mekke döneminden itibaren sahabenin ilgi odağı haline geldiğini, onların gözünde ve gönlünde bu toprakların müstesna bir yere sahip olduğunu ifade etmek mümkündür. Denebilir ki Hz. Ömer zamanında gerçekleşecek olan Kudüs fethinin hikâyesi, Müslümanların namazlarını Beytü’l-Makdis’e yönelerek kıldıkları andan itibaren başlamıştır. Binaenaleyh sahabenin henüz fetih edilmeden önce Kudüs’e ve Mescid-i Aksâ’ya hususi ilgi gösterdiği sarahaten anlaşılmaktadır. Bu ilginin sebeplerini şu şekilde sıralamak mümkündür:

Kudüs topraklarının faziletini bildiren ayetler, sahabenin dikkatini bu topraklar üzerine çekmiştir. Kur’ân-ı Kerîm’de, Kudüs topraklarının faziletine dair birçok ayet vardır. Bu ayetlerden beş tanesi Kudüs topraklarının “bereketli kılındığını” ifade ederken, biri de bu toprakları “el-Ardu’l-Mukaddese” olarak nitelemektedir. Bu iki vasfı kullanmaksızın Kudüs’e işaret eden daha başka ayetler de vardır.

Kudüs’ün en önemli özelliği peygamberlik yurdu olmasıdır. Çok sayıda peygamberin yaşadığı mukaddes bir mekân olması ve peygamberlerden miras kalan Beytü’l-Makdis’i içerisinde barındırması açısından da Kudüs, sahabenin gözünde önemli bir yere sahip olmuştur.

Devamını dergimizden okuyabilirsiniz.

Abone olmak için lütfen tıklayın


Son Eklenen Yazılar

Dinini Yaşayanlar ve Dinini Kullananlar

Yeryüzünde yaşayan insanların yüzde yüzüne yakınının, ama beşerî ama ilahî bir dine inanmaları ve insanlık tarihi boyunca bunun hep böyle devam ediyor olması, insan...

Türkiye’nin Birleştirici Gücü ve Kudüs’ün Manevi Önemi

Trump’ın 6 Aralık 2017’de Kudüs’ü başkent ilan etmeye çalışmasıyla Kudüs dünya gündeminin birinci sırasına yerleşti. Dünyanın da kabul etmesi için aba altından sopa...

Müslümanların Mukaddes Şehri Kudüs / Prof. Dr. Ömer Faruk Harman

Kur’ân’da Kudüs’ten bahsediliyor mu? Kudüs, kitap ehline kutsal olduğu gibi Müslümanlara da kutsaldır. Şehrin ismi Kur’ân’da direkt geçmese de İsra mucizesinin ...