Cömertlik / Prof. Dr. Hayati Hökelekli

Cömertlik / Prof. Dr. Hayati Hökelekli

Tarih: 2017-09-01

Cömertlik, eldeki imkânları meşru ölçüler içinde, gönüllü olarak ve karşılık beklemeden başkalarının yararına sunma eğilimidir. Cömertlik, hiç kimsenin zorlaması olmadan başkalarına iyilik ve ikramda bulunma, muhtaç olanlara ve gerekli alanlara verme davranışıdır. Cömertlik, gönül zenginliğidir; maddi veya manevi değerleri gerektiğinde ihtiyaç sahipleri ile paylaşılabilme öz verisidir. Bedeni imkânlar, makam ve mevki, rahat ve huzur, ilim ve servet gibi maddi ve manevi imkân ve kabiliyetlerin hayır yolunda kullanılmasından oluşur. Cömert insanlar, bireysel ve toplumsal alanda lüzumlu olan her yerde yardıma koşarlar. Sahip oldukları imkânlarla her ne şekilde olursa olsun başkalarına faydalı olmaya çalışırlar. Kendi ihtiyaçlarını düşünmeden başkasının ihtiyaçlarını gidermeye çalışırlar. Hatta zarurî ihtiyacı olan bir şeyi, başka birine vermeyi tercih ederler.

Çeşitli kültürler ve inançlar arasında, tarih boyunca rastlanan pek çok farklılığa rağmen, cömertlik eylemi, insan kalbinin en yüce niteliklerinden biri olarak görülmüştür. Cömertlik, bireyin karakterinin bir göstergesi olduğu kadar, medeni toplum ya da medeniyet dediğimiz şeyin de bir vasfıdır. Başta ibadethaneler olmak üzere, kamu yararına kurumlar, okullar, kütüphaneler, hastaneler, çeşmeler, vakıflar, adanmış gönüllülerin ve hayırseverlerin bitmek bilmeyen cömertliği ile kurulmuş ve şekillenmiştir. Cömertlik hayırseverliği kapsar ancak her hayırseverlik de cömertlik sayılamaz. Zira acıma ve sempatinin çok ötesindeki cömert eylemler eksikleri ve zorlukları giderip iyileşmeye katkıda bulunarak daha insanî bir geleceği mümkün kılar. Birey ve toplum hayatında olumlu değişime destek olan cömertlik davranışı, genelde yarattığı umut kıvılcımı sayesinde insanın değişmesini ve yeniden hayat bulmasını sağlar.

Cömertlik, Cimrilik ve İsraf

Cömertlik; bir ucu cimrilik, diğeri ise israf olan iki aşırı tutumun tam ortasında yer alan ilkeli bir orta yol davranışıdır. Cimrilik, eli sıkılıktır; tasarruf ve tutumlulukta aşırıya kaçma, sahip olduklarının çok az bir miktarını harcama tutumudur. Geleceğini güvence altına alabilmek amacıyla tutumlu davranmak, ölçülü ve tedbirli yaşamayı alışkanlık haline getirmek normal bir davranıştır. Fakat cimride bu duruma rastlanmaz, o tutumlulukta aşırıya kaçar ve mantıksal amaçların dışına çıkar. Cimri kişi, sahip olduklarının çok az bir miktarını harcar, başkaları ile çok az şey paylaşır. İhtiyaçlarını karşılarken, öncelikle geriye ne kadar artırabileceğini hesap eder. Cimri kimse, hırs ve tutkuyla geleceğe bakarak, harcamada eli sıkı davranır.

Para toplayıp biriktirme anlamında “cimrilik”, bu kavramın dar anlamıdır. Genel anlamda cimriliğin dışa vurum biçimi ise, cimri kimsenin başka birini sevindirmeye asla yanaşmaması, bir anlamda topluma ve bireylere karşı yakınlık göstermede cimri olması, çevresine bir duvar örerek kendisine ait sözde değerli hazinelerini koruma altına almak istemesidir. İstifçi kimselerin cimrilikleri para alanında ve maddî şeyler konusunda olduğu gibi, duygular ve düşünceler alanında da geçerlidir. Kendileri sevgi vermezler, ama “sevilen”e sahip olma yoluyla sevgiyi elde etmeye çalışırlar.

Devamını dergimizden okuyabilirsiniz.

Abone olmak için lütfen tıklayın


Son Eklenen Yazılar

Allah (c.c.) Çalışana Verir… / Seyyid Şenel İlhan’ın Sohbetinden

Allah (c.c.) zalimleri aslında zengin etmez ama çalışan, yani zenginliği hak eden zengin olur. Çünkü Allah (c.c.) ben çalışana veririm, vermezsem zulüm yapmış oluru...

İnanç Sapmaları Ve Deizm / Prof. Dr. Aydın Topaloğlu

Malum, yeryüzünde bir inanç haritası var, insanların bir inanç profilleri var ve genel inançlar var. Bulunduğumuz topraklar itibarıyla da İslam inancına sahip bir m...

Kur’an’a Göre Allah’ın Rasûlü / Yrd. Doç. Dr. Mustafa Karabacak

Âlemlere rahmet ve bütün insanlığa müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderilen Allah Rasûlü (s.a.v.) aynı zamanda peygamberlik halkasının da sonuncusudur. Peygamberler...